Oyun Anılarım 20: Guitar Hero alamayışımın bir garip hikayesi

Bugün, garip bir gün oldu benim için. Aylar öncesinden konuşup anlaştığım adamdan Gibson Gold Top gitarımı almaya gidecektim. Satmaktan son anda vazgeçtiğini söylüyordu. Ne diye o kadar beklettin ki o zaman be adam? Madem kararsızdın, neden bu kadar uzattın? Neyse dedim, ikinci el oyunlara ve oyun gitarlarına bakınmaya başladım. Ne zamandır bir Guitar Hero gitarı (Özellikle Gibson model) ve birkaç tane de oyunu (Özellikle Guitar Hero 3 Legends of Rock ve Guitar Hero Warriors of Rock) almak geçiyordu aklımdan. İyi bir fırsat, hazır boş vaktim varken ikinci elcilere şöyle bir bakayım dedim, birkaç tane aradığım gibi sonuç buldum da.

Gösterip de vermemek

Sahibinden sitesindeki ilanlardan bir tanesinde sıfır Guitar Hero 3′ün 35 TL olduğu yazıyordu. Onu hemen kaydettim bir kenara. Diğer ilanda da Sex Pistols desenli Gibson oyun gitarıyla Guitar Hero Warriors of Rock’ın 70 TL olduğu yazıyordu. Onu da yazdım bir kenara. Toplamda 105 TL. Biri Bakırköy, diğeri Kadıköy’de. Yol paralarını da işin içine katarsak, en fazla 120 TL’ye bu işi hallederim diye düşünüyordum, düşünmekle kaldım. Her iki satıcıya da ne mesaj, ne de telefon yoluyla ulaşabildim. Biri zaten açmıyor telefonu, diğeri de habire meşgule almış belli ki, ne zaman arasam “Aradığınız abone, şu an bir başkasıyla görüşüyor” diyor. Eh be arkadaşlarım, madem satmayacaksınız, madem uğraşmayacaksınız, o zaman o ilanları niye koyarsınız oraya! Milleti uğraştırmak için mi?

Aslında daha önce almalıydım ya bu gitar ve oyunları, ne yapalım, kısmet değilmiş. Shopto diye çok güzel bir site vardır, oyuncular bilir. Orada da 30-40 sterlin fiyatına kadar düşmüş sıfır gitar + oyun. Ama gelin görün, stokta hiç kalmamış. Neden daha önce göremedim ki… Hafta içinde Aral Game’e de sormuştum, ellerinde hiç kalmamış. Malum, yıllardır yeni bir Guitar Hero oyunu yapılmıyor. Elde olanlar da çeşitli indirim kampanyalarıyla bitti. Belki hala kıyıda köşede 1-2 tane vardır, bilemiyorum. Ve tabii bu durumu fırsat bilmek, ona göre satış yapmak…

Tamam, serbest piyasa diye bir şey var, ama var diye buna her zaman katılacağım diye bir kural yok. Bugün Kadıköy’e gittim, Yazıcıoğlu dedikleri civarlara. Oralarda vardır belki umuduyla. Hakkaten de vardı, ama işte şöyle bir kural vardır ekonomide, “Az olanın değeri artar” diye.

Şimdi, dükkanlara çok dikkat!

Bir dükkana girdim ve Guitar Hero Warriors of Rock’ın olup olmadığını sordum. Yok dedi. Peki hacı, ben başka dükkana bakayım o zaman. Yan dükkana girdiğimde, bu oyunun ve gitarının olduğu söylendi bana. Fiyatı da 250 TL’ymiş. İyi, bir görelim bari demeye kalmadan düştük yola. Ama o da ne? Geldiğimiz dükkan, az evvel oyunun olup olmadığını sorduğum dükkandı. Tezgahın arkasından çıkardı Guitar Hero oyununu bu kez. Aklıma direkt, Şener Şen ve İlyas Salman’ın oynadığı Banker Bilo filmi geldi. “Şu bakkala yağ yoktur, ama bu bakkala yağ vardır” muhabbeti vardı hani, sanki onun gibi. Gittigidiyor’da bu seti 300 TL civarında sattığını, ama bana 250′ye paketi verebileceğini söylüyordu. Sonuçta bu ürünün artık üretilmediğini ve bu fiyatın normal olduğunu belirtiyordu. Biraz düşündüm, biraz gezdikten sonra dönerim diyerek çıktım.

Yanda bir dükkan daha vardı. Oraya sorduğumda, onlar da ellerinde olduğunu söylüyordu, hem de fiyatı 180 TL. Hemen alacağımı söyleyip, getirmelerini istedim. Tam nereye gitti bilmiyorum, ama sanki bu dükkandaki arkadaş da az evvel gittiğim dükkana doğru yola koyuldu. Bir süre sonra da geri geldi. “Gitar yokmuş, kalmadı elimizde yaa…” diyerekten.

Peki benim burada aklıma ne geldi? Kimsenin günahını almak istemem, almıyorum da zaten, ama aklıma gelen şeyler şöyle:

- İlk seferde, ilk dükkandaki eleman, oyunun olmadığını söylemişti hani…
- İkinci seferde başka bir elemanla aynı dükkana geldim yine ve gitar ile oyun orada duruyordu. Demek ki varmış, gösterilmemiş.
- Üçüncü seferde olan ise, “180 TL’ye satıyoruz” diyen eleman da büyük ihtimalle aynı dükkana gitti ve oradaki diğer elemanın “250′ye satacağım zaten” dediğini duyunca, bana “Gitar yokmuş” demekle yetindi. Böylece ben, konuştuğum ikinci kişiye geri dönerek, 250 TL verip, o oyun ve gitarı alacaktım. Yok işte öyle yağma. Ha belki de ikinci arkadaşla konuştuğumda, o gitarı benim için ayırttığından sonradan gelen arkadaşa “kalmadı” demiştir. O da var. Gerçi “Senin için ayırıyorum” da demedi bana. “Sen gelene kadar satılabilir” demişti. Kaç zamandır orada duran gitar, ben geldim diye bir anda satılacak değildi herhalde…

Sanki aralarında bir bağ varmış gibi geldi bana, ama “Bu üç dükkanın birbiriyle gram bağı olmasa bile” ben o gitar ve oyuna zaten 250 TL vermezdim, veremezdim. Piyasa fiyatı 150 TL olan şeye niye fazladan 100 TL vereyim. Ha, Gittigidiyor’da da 300 TL civarında. Koleksiyonluk bir şey olsa tamam da, öteki türlü pek etik olmuyor. “Sonra da niye yabancı ülkeden oyun ve cihaz alıyorsunuz” demesin kimse. Keyfimizden değil tabii…

Ve kendimize not: İyice araştırıp, bilgi sahibi olmadan alışveriş yapmayalım. Parayı kolay kazanmıyoruz. O halde kolaylıkla da başkalarına kazandırmamalıyız.

2 Responses to Oyun Anılarım 20: Guitar Hero alamayışımın bir garip hikayesi

  1. flake diyor ki:

    Ne yapalım abi.Care yok.Ben birara PlayStation Vita’ma yazıcıoğlu civarlarında uncharted alacaktım.4 dükkana girdim.Herbirinde fiyat farkı 10 lira artıyor yada azalıyor.Araldan alsam 150 lira.Ama buralarda yine ucuz.Öyle diyorsun ama.

  2. Samet diyor ki:

    Abi çok iyi bir tesbit yapmişsin seni tebrik ediyorum.Artık daha dikkatli olacağım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>